excitement en Turco

Pronunciación
i. heyecan, telaş, coşku, uyarma, uyarılma

Ejemplos

Don't you want a little excitement?
Birazcık heyecan istemez misin?
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Her heart was throbbing with excitement.
Heyecandan kalbi titriyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
l believe l needed a little shut-eye after last night's excitement.. and l have a faint recollection of singing to someone.
Sanırım, dün geceki heyecanlı anlardan sonra, gözlerimi dinlendirmem gerek... ve hayal meyal birisine şarkı söylediğimi hatırlıyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
They want excitement.
Onlar heyecan istiyorlar.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
- Do you know how long it is since I've been to a theater?
- Don't display too much excitement. Sit down.
- Ben bir tiyaroya gitmeyeli ne kadar uzun zaman olduğunu biliyor musun?
- Çok fazla heyecen gösterme. Otur.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The crowds of people who watched Cleopatra's return to the city were cheering madly with excitement.
Kleopatra’nın şehre dönüşünü izleyen halk heyecan içinde coşkuyla alkış tutuyordu.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
I was suddenly filled with a new excitement.
Aniden yeni bir heyecanla doldum.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Lolita, one of whom smiled the most, fell in an indescribable excitement and became quite happy when the king told her that she could join the wedding.
En çok yüzü gülenlerden biri olan Lolita, kralın düğüne katılabileceğini söylemesi üzerine tarifsiz bir heyecana kapıldı ve çok mutlu oldu.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
“I know a place-“ There was an expression of excitement in his eyes which she could not understand. “You’ll like it there.”
“Bir yer biliyorum_” Gözlerinde, Helen’in anlayamadığı bir heyecan ifadesi vardı. “Orayı seveceksin.”
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
She tried to hide her excitement.
Heyecanını gizlemeye çalıştı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error

Sinónimos

thrill: stimulation, kick, bang, boot, wallop, tingle, titillation


dictionary extension
© dictionarist.com