forbidding en Turco

Pronunciación
s. sert, haşin, korkutucu, tehlikeli, riskli, ciddi, vahim, çekilmez

Ejemplos

Smoking is forbidden in this area.
Bu alanda sigara içmek yasaktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Smoking is strictly forbidden here.
Burada sigara içmek kesinlikle yasaktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
I am forbidden to use this telephone.
Bu telefonu kullanmam yasak.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Why did Adam eat the forbidden fruit?
Adem'in yasak meyveyi neden yedi?
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
My parents forbade me to see Nicholas again.
Anne-babam Nicholas'la tekrar görüşmemi yasakladı
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
My father forbids me to go out at night.
Babam bana gece dışarı çıkmayı yasaklıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The more things are forbidden the more popular they become.
Bir şey yasaklandıkça daha popüler olur.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
You should not enter here because this is forbidden zone.
Buraya giremezsin çünkü burası yasak bölge.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Do as I tell you to. I'll consult my brother.
No, I forbid it. You leave now.
Sana anlattığım gibi yap. Ben abime danışacağım. Hayır, onu yasakladım. Şimdi git.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
My mother said if people discover our marriage... I'll be disowned, and forbidden to take the state exam.
Annem eğer insanlar bizim evliliğimizi öğrenirlerse dışlanacağımı ve devlet sınavını veremeyeceğimi söyledi.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error



dictionary extension
© dictionarist.com