matter en Turco

Pronunciación
f. önemi olmak, önemli olmak, iltihaplanmak
i. madde, cisim, husus, şey, konu, mesele, önem, öz, iltihap, cerahat, irin

Ejemplos

It doesn’t matter anymore.
Artık farketmez.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Love is when there are a million things you want to say to someone, but when they look you in eyes and hold you in arms, nothing in life matters other than being with that person at that moment.
Birisine bir şey söylemek istersiniz ama o gözlerinizin içine bakar ve ellerinizi tutar da o anda dünyada onunla beraber olmaktan başka hiçbir şey istemezsiniz ya, işte bu aşktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Position of husband is like a split A.C. No matter how loud he is outside, but inside the house, he is designed to remain silent, cool and controlled by remote.
Hayatta kocaların durumu klimaya benzer. Dışarıda ne kadar sesli olurlarsa olsunlar evin için sessiz, sakindirler ve uzaktan kumanda ile kontrol edilirler.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
It doesn’t matter.
Önemli değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Nicholas has no choice in this matter.
Nicholas'ın bu bu meselede bir tercihi yok.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
I spoke with him about the matter.
Konu hakkında onunla konuştum.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
They are inquiring into the matter.
Onlar konuyu araştırıyorlar.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
We will talk over the matter later.
Konuyla ilgili daha sonra konuşacağız.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
No matter what happens I am prepared.
Ne olursa olsun ben hazırım.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Can the matter wait till tomorrow?
Mesele yarına kadar bekleyebilir mi?
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error




dictionary extension
© dictionarist.com