painful en Turco

Pronunciación
s. acıtan, ağrıtan, eziyetli, üzücü, acı, yorucu, zahmetli, can sıkıcı

Ejemplos

Nicholas had some really painful memories.
Nicholas'ın bazı gerçekten acı anıları vardı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Nicholas can't describe how painful it was.
Nicholas onun ne kadar acı olduğunu anlatamaz.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
At times he suffered from a painful headache.
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
There's nothing more painful than losing one's child.
Birisinin evladını kaybetmesinden daha acı bir şey yoktur.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The road to university is very long and sometimes painful.Especially if you’re in a field that you don’t like.
Üniversiteye giden yol uzun ve bazen acı vericidir. Özellikle sevmediğin bir bölümdeysen.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
One of life's most painful moments comes when we must admit that we didn't do our homework, that we are not prepared.
Merlin Olsen
Hayatın en acı verici anlarından biri ödevimizi yapmadığımızı, hazır olmadığımızı kabul etmek zorunda olduğumuz zamanlarda gelir.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
- I heard about your leg.
- Yeah, that's pretty bad.
-You know if it is painful you have to see a doctor.
-Bacağını duydum.
-Evet, epey kötü.
-Eğer ağrın olursa doktora görünmen gerektiğini biliyorsun.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
I'm sorry, Sydney. I cannot even imagine how painful for you to see Allison but you have to setup a meeting with Sark and Allison.
Özür dilerim, Sydney. Allison'u görmenin senin için ne kadar acı verici olduğunu hayal bile edemiyorum, ama Sark ve Allison ile bir görüşme ayarlamalısın.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Press harder. Don't worry I'll do as you say but it'll be a bit painful. Don't be angry if I hurt you.
Sıkıca bastır. Merak etme senin söylediğin gibi yapacağım ama biraz ağrılı olacak. Canını acıtırsam sakın kızma.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Not only did I avoid speaking of Salinger; I resisted thinking about him. I did not reread his letters to me. The experience had been too painful.
Joyce Maynard
Sadece Salinger'den bahsetmekten kaçınmıyordum, onu düşünmeyi engelliyordum. Bana yazdığı mektupları tekrar okumadım. Bu deneyim çok acı vericiydi.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error




dictionary extension
© dictionarist.com