press en Turco

Pronunciación
f. baskı yapmak, sıkıştırmak, sıkmak, basmak, sıkmak (limon vb.), topluca ilerlemek, zorlamak, ütülemek, preslemek, acil olmak
i. basın, basın mensupları, baskı, sıkacak, pres, cendere, mengene, matbaa makinesi, pres ütü, sıkışıklık, acele, kalabalık, izdiham, zorla askere alma

Ejemplos

In case of fire press this button.
Yangın durumunda bu düğmeye basın.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
He pressed his ear against the wall.
Kulağını duvara dayadı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Can you tell me which button to press?
Hangi butona basacağımı bana söyler misin?
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
All you have to do is press the button.
Tüm yapmanız gereken düğmeye basmaktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
I have a pressing feeling in my stomach.
Midemde bir basınç hissi var.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
She pressed her lips firmly together.
Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
He has his trousers pressed every day.
Her gün pantolonunu ütületir.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
He pressed me to stay a little longer.
O biraz daha uzun kalmam için bana baskı yaptı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The Prime Minister met with the press.
Başbakan basın toplantısı yaptı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
He didn't press her for an explanation.
Bir açıklama için ona baskı yapmadı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error

Sinónimos

1. compress: constrain, crowd, crush, jam, mash, push, squash
2. newsmen
3. crowd: cram, crush, jam, squash, squeeze
4. flatten: iron, smooth



dictionary extension
© dictionarist.com