prolonged en Turco

Pronunciación
s. uzun, uzatılmış, uzatmalı

Ejemplos

The dictionary defines sustain in this way: to cause to continue or be prolonged for an extended period or without interruption.
Sözlük, devam ettirme kelimesini şu şekilde açıklamakta: devam etmesine sebep olmak ya da kesintiye uğratmaksızın daha geniş bir zamana yaymak.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Arthur, I see no reason for prolonging this conversation.
Arthur, bu konuşmayı uzatmakta bir anlam görmüyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The economist anticipated a prolonged depression.
Ekonomist, sürüp giden bir ekonomik kriz sezinledi.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Avoid prolonged use of the console. To help prevent eye strain, take a break of about 15 minutes during every hour of play.
Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Gooseberries can prolong your life.
Bektaşi üzümü ömrünü uzatabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Prolong the agony.
Izdırabı devam ettir.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The session will be prolonged again.
Oturum tekrar sürdürülecek.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The stock market is in a prolonged slump.
Menkul kıymetler borsası sürüp giden bir ekonomik kriz içindedir.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error

Sinónimos

lengthy: extensive, long, drawn out, extended, attenuated, dragging



dictionary extension
© dictionarist.com