pursuit en Turco

Pronunciación
i. kovalama, takip, araştırma, uğraşı, meşguliyet, ilgi alanı, iş

Ejemplos

The police are in pursuit of the runaway.
Polisler kaçağın peşinde.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
She spent her life in pursuit of the truth.
Hayatını gerçeğin peşinde geçirdi.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
- First you'll attempt to invade Charleston harbour. If you're good enough to evade further pursuit, you're going to attempt to sink shipping right here.
- İlk önce Charleston Limanını istila etme girişiminde bulunacaksın. Eğer daha fazlası için paçayı kurtarabilirsen, gemileri tam burada batırmaya çalışırsın.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
honour undermined by the pursuit of power...
iktidar peşinde koşulurken, onur baltalandı...
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
After a short pursuit, the police caught him.
Kısa bir takipten sonra polis onu yakaladı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.
O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
Most people live in pursuit of happiness.
Çoğu insan mutluluğun peşinde yaşıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
You shouldn't live merely in pursuit of your own happiness.
Sadece kendi mutluluğunuzun peşinde yaşamamalısınız.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error

Sinónimos

hunt: chase, search, run, hunting



dictionary extension
© dictionarist.com