reprimand en Turco

Pronunciación
f. paylamak, azarlamak, kınamak
i. azar, paylama, kınama, azarlama

Ejemplos

In fact, the argument interrupted the love idyll between me and Sandro, who didn't stand up for me (maybe due to too much love for his mother) and even reprimanded me for raising my voice with his dear mum.
Aslında tartışma benim için dik duruş sergilemeyen Sandro ile aramızdaki temiz aşkı zedelemiş (belki de annesine olan fazla sevgiden dolayı) ve çok sevgili annesi ile konuşmamda sesimi yükseltmemden dolayı beni azarlamıştı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error
The manager reprimanded the man by pounding on the table.
Müdür masaya vurarak adamı azarladı.
pronunciation pronunciation pronunciation Informar de un error

Sinónimos

lecture: admonish, scold, upbraid, censure


dictionary extension
© dictionarist.com